Uzay-zaman üzerine şiirler okudun mu hiç? Şiir sadece klasik aşk, insan ilişkileri ve sadece duygularımızın en basit yansıması mıdır? Bilim, evren, kuantum dünyası ile matematik ile biyoloji ve evrimle ilgili değil miyiz? Şiirler neden 21. yüzyılda kendini değiştirmiyor? Duygularımızı neden aynı şekilde içe dönük olarak ifade diyoruz. Bilimsel ve metafizik anlatımlar ile de kozmik şiirler neden yazmıyoruz? Zaman nedir? Bir büyü mü? Yoksa bir yanılsama mıdır? Bu şiiri okuduktan sonra yorumlamayı unutmayın.
Bu şiir Google Play Kitaplar’da “Kozmik Sislerin Ardında” adlı kitabın içinde. Beğendiyseniz, e-Pub formatındaki kitabı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. 👉 Kitap için buraya dokunun.
Zamanın Parçaları
Aslında Zaman
Bizim parça parça algıladığımız bir bütün.
Her şey bu bütünün içinde,
Aslında dün gelecekte oluştu.
Bugün, dünkü günün
Kaderini belirler, kimseler bilmez bunu…
Aslında bugün çekip giden dostlar
Geçmiş günlerde de çoktan gitmişlerdi.
Zadece sıralarını bekliyorlardı, zihnimizde.
Ya da gideceklerdi geçmiş bir günde…
Zamanın parçalanamaz bütünlüğünde
Aslında dostlarımız hiç olmamıştı,
Yakışıklıydı sevgililer.
Gelecek günlerin
Yaşlı yüzlerini sevdiğimizin
Farkında bile değildik…
Güzel sevgililer gelecek günlerin
Yani geçmişin hortlağıydı,
Gelecek de geçmiş olacaktı bir gün,
Aslında zamanın parçalanamaz bütünlüğünde,
Sevgililerin yakışıklı ve güzel yüzleri,
O ince kıvrımlı bedenleri çoktan eskimişti,
Zaman bir büyücünün sihriydi…
Her şey yüzeyseldi,
Her şey dış görünüştü,
İç güzelliği seven yoktu…
Ve bir gün insanlar,
Artık kaçmak istemişlerdi
Geçmiş zamanlara.
Aslında zamanın bütünlüğünde
Dünkü günler, yani geçmiş denilen şey,
Gelecekte yaşanılanların
Ta kendisiydi…
Aslında sevgililer baştan beri yoktu…
Aslında başlangıç ve son da yoktu…
Şimdi bu yolculukta,
Aslında başladığı anda
Bitmişti bu macera.
Bize göre çok uzundu,
Ama aslında zaman
Bizim parça parça algıladığımız
Bir bütündü,
Sadece anda yaşanan…

