Otomatın Uyanışı

Her sabah uyandığımızda kendimizi özgür birer birey sanıyoruz; oysa belki de sadece devreleri yeni açılmış biyolojik birer otomatız. ‘Otomatın Uyanışı’ adını verdiğim bu şiirimde; kendi zihinsel yansımasına aşık olup o yansımada yok olan Narkissos gibi, bizim de elektrik fırtınalarından oluşan benliğimizde nasıl eriyip gittiğimizi masaya yatırıyorum.

Moleküllerimize ayrılıp evrenin o devasa ve soğuk hacminde dağılacak olan geçici birer gölge varlık olduğumuz gerçeğiyle yüzleşmeye hazır mısın? Gel, bilincin o sahte aynasından sıyrılıp, evrenin üst gerçekliğinden sızan o sönük yankıya birlikte kulak verelim. Her sabah, her gün aynı kişiyi olarak güne başlıyoruz. Değişimi istemiyoruz. Bir otomat gibiyiz. Evet, beynimiz algoritmalar ve bilinç dışı ve bilinçli norm-kimyasal süreçlerle çalışıyor. Fakat her şeyin farkına varma özelliği de var. Beyin, kendini hissediyor, farkediyor. Varolmak bir otomat gibi yaşamak mı?

Bu şiir Google Play Kitaplar’da “İnsan Kalmanın Anısı” adlı kitabın içinde. e-Pub formatındaki kitabı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. Kitap için buraya dokunun.

🎧 Şiir okurken, Tony Ann’den Sagittarius’u da dinlemelisiniz. Zamanı belleğinizde, beyninizdeki elektrik fırtınalarında hissedin.

Otomatın Uyanışı

Gün başlayınca karşılıyor beni
Aydınlığın bilge yüzü.
Gece boyunca uykunun yarı ölü biçimi,
Bizim için dinlendirici,
Derin bir erinç gibi…

İçimde ki öfke büyüyor geceye,
Uyku benliğimden,
Sıyırıp çekiyor bilincimi.
Her sabah direniyorum,
Aynı döngüye sıkışmış gibi,
Gündüzü hep aydınlık olarak görüyoruz,
Bu döngüde…

Sabahları uykudan değil,
Bir otomata dönüşerek uyandığımı anlıyorum.
Sabah olunca,
Uykunun bilinçsiz
Biyolojik bir makinesiyken uyanıp,
Aydınlık bir günün,
Bilinçli bir otomatı olmamak için,
Direniyorum.

Var olduğuma inandırmak için kendimi,
Yalanlar uyduruyorum.
Bir gün her atomum,
Dağılacak evrenin soğuk hacminde,
Kim bilir neye dönüşecek,
Bilincim sıyrılıp ayrılacak,
Elektrik fırtınalarından oluşan,
Adeta kendi yansımasında
Var olan kimliğinden.
Tıpkı Narkissos’nun kendi yansımasında
Yok olduğu gibi,
Biz de silinip gideceğiz kendi belleğimizden,
Her bir molekülümüzün,
Ayrılıp, bölünüp, parçalanan yansımasında…

Dağılacağız, sonsuza kadar
Evrenin sınırsız büyüklüğünde…

Belki de evrenin daha üst gerçekliğinden
Yansıyan gölge varlığımız,
Bilincimiz, kimliğimiz,
Var olduğumuza dair bütün göstergeler,
Yalnızca bir yansıma,
Evrenin dışında bir yerlerde,
Bizden habersiz,
Kendisinden koptuğumuz ama
Kesinlikle o olmadığımız
Varlığımız sonlu,
Bütün belleğimizdeki anılarımız,
Kimliğimiz basit silik bir gölge…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Benzer Öneriler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0TakipçilerTakip Et
0TakipçilerTakip Et

Latest Articles